Kültür-Sanat:
Profesör Oskay'ın anısına

Muratpaşa Belediyesi'nin 'Popüler Kültür Konuşmaları' serisinin ilki, geçtiğimiz yıllarda yaşamını yitiren iletişim ve medya dünyasının duayeni, akademisyen-düşünür Prof. Dr. Ünsal Oskay anısına düzenlendi. 
 Muratpaşa Belediyesi'nin başlattığı yeni konuşmalar serisinde, 'Herşeyden Biraz' başlıklı ilk Popüler Kültür Konuşması, ünlü şair Küçük İskender, yazar ve televizyoncu Yekta Kopan, siyaset ve iletişim sosyolojisi çalışmalarıyla bilinen akademisyen Serdar Taşçı arasında gerçekleşti. belediyenin Kültür Salonu'ndaki etkinliğe, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal ve çok sayıda dinleyici katıldı. 
 Prof. Dr. Ünsal Oskay'ın, Türkiye'de eleştirel iletişim çalışmalarının kuvvetli babalarından kabul edildiğini belirten akademisyen Serdar Taşçı, bu alanda uzun yıllar çalışmalar yürüttüğünü ve bunların iletişim, siyaset bilimi, sosyoloji ve edebiyat alanında pek çok üniversite öğrencisi, akademisyen, sanat ve kültür alanında da takip edildiğini kaydetti. 1960'lardan sonra başka bir ideoloji, teknoloji ve iletişimin egemenliğinin hissedilmeye başladığı ve Oskay'ın iletişim ve teknolojinin yavaş yavaş dünyayı sarmaya başladığından bahsettiğini anlatan Taşçı, "Ünsal Oskay bütün akademik geçmişi batıdaki son yüzyılın önemli iletişim ve sosyoloji akımlarını takip ederek Türkiye'ye taşımaya çalıştı" dedi. 
 Popüler Kültür Konuşması'nda bir televizyon programında Sebahattin Ali'nin ölümsüz eseri 'Kürk Mantolu Madonna'nın dünyaca ünlü pop şarkıcısı Madonna hakkında yazıldığı yönündeki gaf da tartışıldı. Romanın bir televizyon dizisi yapılmasının sözkonusu olduğunu belirten Yekta Kopan, şöyle dedi.
 "O popüler kültürün konusu mudur? Aslında kültürel bir konudur. Kürk Mantolu Madonna'nın 'Kürk Mantolu' kısmı ve 'Sebahattin Ali' kısmını atıp, 'Madonna'nın hayatı dizi olabilir' diyor. Türkiye'de Ay Yapım Madonna'nın hayatını niye dizi yapsın, o da tuhaf değil mi? Amerika'da yapılsın. Madonna da sevilir aslında. Ve bunu 5 dakikada tartıştılar kendi aralarında. 1943'te Madonna doğmamış, tanımadığım bir insan hakkında da burada alaycı cümleler kurmayayım ama bu kültür algısı, bir cehalet öyküsünün sonucunda ortaya çıkıyor. Bu ülke özellikle son 4-5 yıldır üniversite mezunu olmadan başarıya ulaşan insanların başarı hikayelerinin kutsandığı, anlatılabilir bu hikayeleri kutsamak başka bir şey. Aradaki fark bu. Aslında 80 sonrası demem lazım ama özellikle son yıllarda kendini daha net bir şekilde göstermeye başladı. Cahilliğin sadece bir sınıfa ait olduğu ve o sınıfla sınırlı kaldığı bir görüşle cahilliği öven ve sadece bir ekonomik sınıfa ait gören görüşün çatışmasının birçok cümlesi de kültür sanat dünyasınaydı.
 Uzun zamandır televizyonla bağını siyasi nedenlerle kestiğini belirten Küçük İskender ise "Televizyon tabi ki açık, çünkü yalnız yaşayan bir insanım, evin içinde ses oluyor. Fakat bunu atlamışım yoksa büyük olasılıkla travma geçirip burada aranızda olamayabilirdim. Kafam karışırdı sabahın köründe. İzlediğim saatlerde açık olan bir kanaldı, sık sık karşılaştığım bir şey ve üzücü olan kendine göre biraz lezzetli ve bir tık iyi bir program. Birbirini döven, laf atan program değil. Çok büyük bir kaza olmuş ama aslında bu kaza bizim bazı şeylerle yüzleşmemizi de sağlamış oluyor. Sevdiğimiz, saydığımız bazı şeylerdeki hataları da görme şansımız oluyor. Popüler kültür meselesine de bakarsak, popüler ile popüler kültürü çok ciddi şekilde ayırmak gerekiyor" dedi.


Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

HEM kurslarına yoğun ilgi
HEM kurslarına yoğun ilgi

Haberi Oku